Ahmet Hidayet REEL
İstanbul 1895 -
1950-1960 yılları arasında Saint- Joseph’te okuyan öğrenciler renkli kişiliği ile hocaları Ahmet Hidayet Reel’i hala sevgi ve saygı ile anarlar. Ahmet Hidayet Reel 1895’de İstanbul’da doğdu. 1920 yılında yüksek tahsilini bitirdi. Daha fakültede bulunduğu sırada bir yandan Beşiktaş İttihad ve Terakki mektebi, daha sonra da Darüşşafaka Türkçe muallimliklerinde ve bir yandan da muhtelif gazetelere intisap ederek mütercimlik ve muharrirlik yaptı. Savaşta milli hükümete katıldı ve Ankara’ya gitti. Bir ara kimliğini gizleyerek Yunan işgali altındaki sahaya girdi. Zaferden sonra Lozan’a gitti. (Lozan Barış Konferansı heyetinde görev aldığı söylenir) Viyana’da kurulan Türk Basın Bürosu’nun şefliğini yaptı. 1924’te Berlin sefareti üçüncü katipliği ile konsolos vekaletinde bulundu. 1925’te Belgrat sefareti ikinci katipliğine, 1926’da ise Sofya sefareti ikinci katipliği ve konsolos vekaletinde bulundu.
Bir süre sonra İstanbul’a dönen Ahmet Hidayet Reel Cumhuriyet gazetesinde gazetecilik ve Kadıköy Saint-Joseph Fransız Lisesinde öğretmenlik yaptı.
Ahmet Hidayet 1924 –1926 yıllarında Viyana, Berlin, Belgrad ve Sofya’da bulunduğu sıralarda dahi gazeteciliği bırakmamış ve Mehmet Süleyman müstear ismi ile Milliyet ve Millet gazetelerinde kaldığı memleketlerin siyasi ve içtimai olaylarını, durumlarını inceleyen mektuplar ile ilgisini göstermiştir. 1927’den sonra Milliyet dışında Son Saat, İkdam ve Politika gazetelerinde, 1930’dan sonra da çeşitli dergilerle beraber Cumhuriyet gazetesinde “Nuri Tevfik” müstear ismi ile fıkralar, makaleler, hikayeler, “Hadiye İclal” müstear ismi ile de kadın ve moda konusunda yazılar ve sayısız çocuk yazıları yazmıştır.
Flaubert’in “Madame Bovary” sinin bir iki pasajını, İbsen’in, Faguet’nin kimi yazılarını dilimize çevirmiş ve bunları Serveti Fünun’da yayımlamış, Emile Faguet’nin bir eserini “Yeni Felsefe Tarihi ve Meşhur Filozoflar” adıyla tercüme etmiştir.
Yukarıdaki satırların yazarı Mehmet Behçet Yazar, sözlerini şu uzun ve anlamlı cümle ile bitiriyor : “Nam ve şöhretini muhtelif gazete ve mecmualarda hala kadın sütunları, sinema yazıları, çocuk sayfaları ve çapraz bilmeceler arkasında saklamaktan ve ekseriya müstear örtülere bürünmekten zevk alan Ahmet Hidayet’in şahsiyetinde herhalde zamanımızı yaşatan mütevazı bir muharrir ve mahviyetkâr bir edip hayatiyetinin yaşadığına emin bulunuyoruz. ”
Hatıran önünde sevgi ve saygı ile eğiliyoruz, ruhun şad olsun sevgili hocamız.
Kaynakça
Edebiyatçılar Alemi - Edebiyatımızın Unutulan Simaları, Mehmet Behçet Yazar
Geçmiş Zaman Tesellileri, Murat Batmankaya, Radikal Gazetesi Kitap ilavesi