Saint Joseph Ailesine,

 

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi biz bir aileyiz. Her ailede olduğu gibi biz de de farklı karakterler var. Bu farklılıklarla uyum içinde yaşayıp özelliklerimizi kaybetmeden hayatı paylaşıyoruz. Bunu başarmamızın nedeni ise hayata bakışımızdaki temel ortaklık olan değerlerimiz. 


Olağan bir pazar günü aldığımız bir deprem haberi ile birdenbire değişti. Değişti çünkü ülkemizde büyük bir deprem felaketi yaşanıyordu, felaketin yaşandığı yerde bizi yakından ilgilendiren kardeş köyümüz de vardı. 2007 yılından beri Van Yukarı Bakraçlı Köyü ile yakından ilgileniyorduk. Öğretmenlerimiz Hakan ve Arzu Mutlu öyle heyecanlı ve istikrarlıydılar ki her sene güçlenerek arttı ilişkimiz. Üstelik geçen sene buradaki öğretmenlerimizin ve okulumuzun ortak düzenlediği bir “Yaza Merhaba Şenliği” bile yaptık. Yaşadıklarımız, paylaştıklarımız okullarımız arasındaki bağı daha da güçlendirdi, Yukarı Bakraçlı ailemizin bir parçası oldu.

Depremden hemen sonra haberleşmeye başladık. Sevindirici olan can kaybı olmamsıydı. Ancak evler hasarlıydı ve daha çok taze olan deprem travması nedeniyle kimse evine giremiyordu. İlk etkiden sonra durum netleşmeye başladı. Ertesi gün okula gelen öğrencilerimizin pek çoğu Sosyal Yardım Kulübü’ne uğrayıp son durumu öğrenmek istiyordu ve bununla da yetinmeyip ne yapabileceklerini soruyorlardı: ait oldujkları ailelenin bir parçası zor günler yaşıyordu ve aile olma sorumluluğu ile çözüme ortak olmak istiyorlardı.

Bu ilgiden aldığımız cesaretle biz de ne yapabileceğimizi düşündük. Öncelikli gereksinimleri karşılamak üzere her sınıf seviyesinde bir kampanya başlattık. Sınav dönemi olmasına rağmen herkes üzerine düşeni yaptı. Sıra bu yardımları düzenleme ve ulaştırmaya geldiğinde gönüllü destekler bizi rahatlattı:Tatil olması öğrencilerimizi bizimle  koli yapmaktan alıkoyamadı. Artçı deprem riskine karşın öğretmen ve öğrencilerimiz toparlanan bu yardımları tam da Kurban Bayramı'nda yerine kendileri ulaştırmak için harekete geçtiler. Sonuç olarak bu zor günlerde olmak istediğimiz yerde olduk.

Köye ulaştığımızda neler yaşadık? Önce çocuklar heyecanla karşıladılar bizi ve öğretmenlerini. Öğrencilerimizle tanıştıktan sonra götürdüğümüz tek çekimlik fotoğraf makinaları ile çekim yapmayı öğrendiler, ardından birbirlerinin fotoğrafını çekmeye başladılar. Voleybol oynadık, öğretmenimizin kukla gösterisini izledik. Öğrencilerimizle çadır ziyaretleri yaptık. Çadırda yaşamaya çalışan aile bir taraftan bize ikramda bulunmaya çalışırken bir taraftan da mahcup bir ifade ile “Bizden daha zor durumda olanlar var, acaba önce onları mı ziyaret etseydik? Şuradaki paketi onlara ayırdım” derken biz de “içterbiyemizle” yüzleştik. Okula döndüğümüzde Nurullah evde ikram olarak bulabildiği cevizleri bizimle paylaşırken “sevgi ile paylaşmanın” zenginliğini yaşattı bize. Ardından yine Van merkezdeki ikinci köyümüzü , Akın Köyü'nü ziyaret ettik. Muhtarın evinde son dönemi konuştuk. Azad, Çiçek önceden yakın tanıdığımız öğrencilerimizdi, evlerini ziyaret ettik. Bizi sevinçle karşılayıp göndermek istemediler. Yukarı Bakraçlı'ya döndüğümüzde bizi bekleyenlerle sohbet ettik, birlikte müzik yaptık, satranç oynadık. Bayram sabahı yemeğinde aile albümümüzü biraz da gerilere giderek tekrar yaşadık. Hakan -Arzu öğretmenin  alçakgönüllülükle anlattıkları, yaşadıkları, hiç tanımadıkları bir yöre için yaptıkları bize “insan ilişkisinin gerçekliği”ni gösterdi. Yanımızda olmayan ama hep yanımızda hissettiğimiz Nilgün'ü, ilk karşılaşmayı ve sonrasını bir kez daha andık. Bu ziyareti yapmamızda bize ilham veren, en güç dönemlerde bile güler yüzleriyle ve sadelikle yola devam edip başkaları için sorumluluk duyarak yaşayan önemli kayıplarımız Frer Ange, Aziz Bey ve depremde kaybettiğimiz genç öğretmenlerimiz içimizi aydınlattı. Ayrılırken duyduklarımız ziyaretin amacına ulaştığını gösteriyordu: “Gereksinim çok, ama hepsinden önemlisi bu günde burada olmanız” diyorlardı. Yaşadıklarımız, paylaştıklarımız içimizde anlamlı ve derin bir biçimde hep varolacak.

 

Bu zor günlerde destek için yola çıkarken iki konu üzerinde önemle durduk: iyi bir organizasyonla yardımı bizzat ulaştırabilme ve bu yardımları istikrarlı bir biçimde sürdürebilme. Bu yönde aldığımız kararı olanaklarımız çerçevesinde sürdüreceğiz. Desteğe devam ederken artık daha rahatız. Yaşananları yerinde gördük ve bundan sonra ne yapabiliriz sorusuna daha gerçekçi yaklaşabiliyoruz. Bu doğrultuda attığımız yeni ve güzel bir adımı da iletmek istiyoruz: buradaki yaşamı kolaylaştıracak öncelikli gereksinim banyo ve çamaşırların yıkanması (elbette pek çok zorluk var ancak bunlar diğerlerine göre biraz daha boş olan alanlar) idi. Bir velimizin desteği ile küçük bir çamaşırhane kuruluyor (iki çamaşır makinası ve bir kurutma makinası). Bugünlerde bu gelişmenin telaşını ve sevincini yaşıyoruz. Bundan sonra da yaşayarak adım adım bu zor süreci birlikte aşacağız.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken bizi yalnız bırakmayan Frerlerimize, okul idaremize, Okul Aile Birliğimize, öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize, görevlilerimize şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Eğer aile sıcaklığımızı sürdürüyorsak sebebi başkalarına karşı duyduğumuz sorumluluk ve bu sorumluluğun gereğini yerine getirmedeki içten davranışlarımızdır. Bizimle paylaştığınız herşey için sonsuz teşekkürler...


Bu ziyaret Frer Ange, Aziz Bey ve depremde kaybettiğimiz öğretmenlerimizin anısınadır...
Hep hatırlayacağız.

Sosyal Yardım Kulübü