Symbiosis: Ortak Yaşam Üzerine Araştırmalar

Açık Seminer, İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi 150. yıl etkinleri kapsamında ve bağımsız sanat mekânı poşe işbirliğiyle, “Symbiosis: Ortak Yaşam Üzerine Araştırmalar” alt başlığıyla gerçekleşecek bir seminer dizisidir. Programlamasını Murat Alat’ın üstlendiği seminerler, insan ve dünya arasındaki ilişkileri odağına alır. Kasım 2019 – Haziran 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek program, iki haftalık aralıklarla okulun tiyatro salonunda ücretsiz ve herkese açık olarak düzenlenecek ve 15 oturumdan oluşacaktır. 

İnsanlık, yüzyıllardır varoluşu düşünürken kendini merkeze koyup bir anlam yaratmanın peşinde olmuştur. Lakin içinde bulunduğumuz çağ, gerek politik gerekse de ekolojik krizler sonucunda bu ideolojinin değişmesi gerektiğini açığa çıkarmış durumda. Artık dünyayı ve onunla olan ilişkimizi başka bir boyutta ele almamız gerekiyor, yoksa dünya bizsiz yoluna devam edecek. “Symbiosis: Ortak Yaşam Üzerine Araştırmalar”, varoluşu ve bilinci düşünmenin alternatif yollarını araştıran kamusal bir konuşma programı olarak kurgulandı. Temelini felsefe, sosyoloji, doğa bilimleri ve sanattan alan bu program, farklı var olma biçimlerini keşfetmeyi amaçlayarak bilgi ve deneyim üretmenin farklı yollarını da araştırır. Birbirlerini tamamlayacak şekilde bir araya getirilen konularla beraber Açık Seminer, akademi dışında kamusal bir eğitim programı olasılığı üzerine de bir egzersiz olarak tasarlandı.

Konuşmaların dili Türkçedir. Tiyatro salonu kapasitesi 180 kişi ile sınırlı olup, kapılar konuşmalardan yarım saat önce açılacaktır.

poşe
poşe, 2018 yılının baharında, sanatçı Öykü Canlı ve Larissa Araz’ın kendi inisiyatifleri ile İstanbul, Moda’daki mekânlarında kurdukları bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir oluşumdur. Ortaya çıkmasında harekete geçme ve bir araya gelme arzusu yatmaktadır. Farklı deneyim, disiplin, üretim ve düşünme biçimlerinin birbiriyle konuştuğu fiziksel ve düşünsel bir yerdir. Deneyip yanılmaktan çekinmez, deneyim aktarımının gücüne inanır ve üretim süreçlerinin de ortaya çıkan işler kadar önemli olduğunu savunur. poşe’nin kurulma nedenlerinden en önemlisi Larissa ve Öykü’nün kişisel pratiklerinde ve deneyimlerinde karşılaştıkları çıkmazları açmak istemeleri ve çözüm ararken benzer kaygıları taşıyan insanlar ile bir araya gelip bir ortak düşünme ve hareket alanı yaratmaktır.
www.pose-hello.com

Murat Alat
1983 İstanbul doğumlu sanat eleştirmeni. Orta öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Halka İlişkiler Bölümünden lisans, Sinema Televizyon Bölümünden yan lisans ile mezun oldu. Yüksek Lisansını aynı üniversitenin Kültürel İncelemeler Bölümünde yaptı. Galatasaray Üniversitesi Felsefe Yüksek Lisans Programı’na misafir öğrenci olarak devam etti. 10. İstanbul Bienali’nde video projeleri sorumlusu, IKSV’nin yürüttüğü Fransa’da Türkiye Mevsimi etkinliğinde Görsel Sanatlar projeleri yardımcı koordinatörü, Vehbi Koç Vakfı’na bağlı ARTER’de proje yöneticisi, SALT’ta sergiler sorumlusu olarak görev aldı. 2015’ten itibaren sanat üzerine yazılar yazıp seminerler veriyor. Yazdığı süreli yayınlar arasında Hürriyet Kitap Sanat, ArtUnlimited, Manifold ve Flash Art gibi mecralar bulunuyor. Ayrıca Berlinde De Bruyckere, Halil Altındere, Nevhiz Tanyeli, Ahmet Öğüt üzerine yazdığı metinler sanatçılar için hazırlanan yayınlarda kitaplaştı.
muratalat.com

 

Söyleşi: Ekin Kano ve Ezgi Hamzaçebi

19 Ekim Cumartesi, 14.00, Caporal Evi

“Ekin Kano, “İçim Şişiyor, Varoluş Üzerine Çeşitlemeler” başlıklı ilk kişisel sergisi ile bizi tekinsiz bir bölgeye davet edip insan ve insan olmayanın sınırlarında dolaştırıyor. Bu sergideki çalışmalar, kendi bedeni ve bireyselliği ile meşgul olan insan özneleri, makro ve mikro evrenlere işaret eden çeşitli formlara katıp başka bir şeye dönüşmenin olanaklarını araştırıyor. Antroposen’de yaşama işaret eden “sürpriz elementler”, bizi kendi bedenimiz başta olmak üzere, gördüğümüzün ötesinde, hücresel düzeyde gerçekleşen dönüşümle yüzleştiriyor.”
Ezgi Hamzaçebi, “Gailede İkamet”

Ekin Kano, İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi Caporal Evi’nde devam eden “İçim Şişiyor : Varoluş Üzerine Çeşitlemeler” başlıklı sergisi çerçevesinde, öğretim görevlisi ve yazar Ezgi Hamzaçebi ile bir söyleşi gerçekleştirecektir.

Söyleşi dili Türkçedir. Giriş ücretsizdir.

Ekin Kano (İstanbul, 1990) İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf ve Video Bölümü mezunudur. Den Haag Kraliyet Akademisi’nde değişim programıyla bulunmuş, yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümünde tamamlamıştır. İnsanmerkezcilik, evrim ve doğa tarihi ile ilişki kurarak ürettiği işleri İstanbul, Los Angeles, Zürih, Paris, Belgrad ve Wintherthur’da gerçekleşmiş çeşitli karma sergilerde gösterilmiştir.

Ezgi Hamzaçebi
Lisansını Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlayan Ezgi Hamzaçebi,yüksek lisans ve doktora çalışmalarına Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etmiştir. Araştırma alanları ekoeleştiri, hayvan çalışmaları ve posthümanist yaklaşımları kapsar.  Bu doğrultuda, 2017’den bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen Disiplinlerarası Ekolojik-Etik Karşılaşmalar’ın organizasyonunda yer alır. Doktora çalışmaları kapsamında, feminist spekülatif kurmaca metinlerde insan olmayanların etik temsilinin yanı sıra, bilim sorusu ve bilgi üretimi meseleleriyle ilgilenir. Ayrıca, Özyeğin Üniversitesi’nde öğretim görevlisidir.

slider ekin kano 2019 09 12

Ekin Kano - İçim Şişiyor, Varoluş Üzerine Çeşitlemeler

12.09 – 25.10.2019
Açılış: 11 Eylül Çarşamba 2019, 18.00
Caporal Evi, İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi

İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, 16. İstanbul bienali paralel etkinlikleri kapsamında Ekin Kano’nun “İçim Şişiyor, Varoluş Üzerine Çeşitlemeler” başlıklı ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi 12 Eylül – 25 Ekim 2019 tarihleri arasında lisenin girişinde bulunan Caporal Evin birinci katında görülebilir.

İnsan ve insan olmayanın arasındaki sınırların belirsizliğini araştırmak Ekin Kano’nun pratiğinin temelini oluşturuyor. Bedeni tanımlanamaz ve sınırsız bir yapı olarak betimleyen Kano, resimlerinde varoluş için başka maddesellik olasılıkları öneriyor. Bu doğrultuda evrim, doğa tarihi ve medikal illüstrasyonlardan ilham alan sanatçı, canlıların alabileceği biçimlerin sonsuz ihtimalini inceleyen, insan olmayan bedensel formlara sahip organizmalar üretiyor. Etli ve canlı görünen ama aynı zamanda bir kayanın durağanlığına ve sabitliğine sahip bu organizmalar canlı ve cansız arasında kalan muğlak bedenlerde tezahür ediyorlar. Kano, bu bedenlerin yersizliğini ve sınırsızlığını vurgulamak için onları ucu bucağı olmayan ve zamansız peyzajlara yerleştiriyor.

Resim yapma sürecini bir simyacı gibi ele alan Kano, endüstriyel malzemeler yerine eski tarifleri kullanarak kendi yüzeylerini üretiyor. “Kendini Yaşayan Beden” isimli cam heykel, maya ve asetik asit bakterilerinin simbiyotik ilişkisi neticesinden meydana gelen ve sergi süresince çoğalmaya ve evrilmeye devam edecek bir mantar ve kombuça kolonisini içinde barındırırken, “Atalara Tapınma” isimli seri ise sanatçının kendi yetiştirdiği ve kuruttuğu kombuça anaları ile ürettiği kolajlardan oluşuyor.

Caporal Evin birinci katındaki sergi mekânının pencereleri lisenin bahçesindeki tarihi ağaç ve bitkilere açılıyor. Bahçedeki çitlembik (Celtis australis) ağacının bir dönüşümü olarak ortaya çıkan “Tek Yumurta İkizi” isimli resim ve pencere camlarına yapıştırılarak sergilenen “Atalara Tapınma” kolaj serisi okulun bahçesiyle sergiyi ilişkilendiriyor.
“İçim Şişiyor, Varoluş Üzerine Çeşitlemeler”, sergisi insanın küresel çapta belirleyici gücü olduğu, biyolojik, kimyasal ve jeolojik bir aktör haline geldiği Antroposen çağında, insanı merkezden çıkaran biyomerkezci bir anlayışla alternatif bir doğa tarihi önermesi sunuyor.

Ekin Kano (İstanbul, 1990),Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf ve Video Bölümü mezunudur. Den Haag Kraliyet Akademisi’nde değişim programıyla bulunmuş, yüksek lisansını Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümünde tamamlamıştır. İnsanmerkezcilik, evrim ve doğa tarihi ile ilişki kurarak ürettiği işleri İstanbul, Los Angeles, Zürih, Paris, Belgrad ve Wintherthur’da gerçekleşmiş çeşitli karma sergilerde gösterilmiştir.

Sanat ve Yetenek Haftası

10 – 14 Haziran 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Sanat ve Yetenek Haftası etkinliklerine ait detayları içeren broşürü okumak için lütfen buraya tıklayınız.

 

Görelilik Üzerine veya Göre


Etrafımız görüp dokunabildiğimiz yüzeyler ile çevrili. Bu yüzeyler bireye göre tanıdık veya yabancı olarak tanımlanabilir ve bireyin kendisini tanımasında ölçek işlevi görür. Bireyin yansıması ile olan ilişkisini konu alan bu performansta, yansıtan yüzeyler kimi zaman başka bir insana, kimi zaman nesneye dönüşmekte. Birey kendi yansımasından nasıl etkilenir? Biz mi yansımamıza bürünürüz, yoksa yansımamız mı bize bürünür? Bürünme aşamalarının hareket araştırmalarıyla deneyimlendiği bu performansta tanıma, maruz kalma ve bürünmeden çıkma sonrası kalan izler sorgulanmaktadır.

dadans Hakkında
2008 yılında bir araya gelen dadans; dans, sinema, tiyatro ve performans sanatı başta olmak üzere farklı disiplinleri bir arada kullanarak kollektif yaratımı amaçlayan bir topluluktur. Bizim için dadans’ın dada’sı takip edilen bir akım değil, “dadadadaa” sesi ile ilişkilidir. Tanımların, kalıpların ve kuralların dışında bize özgü olanı yaratmak bizi heyecanlandırır.

Yaratıcı Performansçılar
Melek Nur Dudu | Merve Uzunosman | Dila Yumurtacı | Neslihan Koyuncu

Diğer Perofrmansçılar
Merve Pürde | Aybike Turan | Ayşecan Özen | Bengü Kovar | Canberk Soral | Damla Bozoğlu | Deniz Atlı | Denizcan Üstünsoy | Derya Dinç | Ezgi Özcan | Güneş Uydaş | Hande Cedimoğlu | Jasmine Tutku Teber | Lale Madenoğlu | Mert Kara | Merve Midilli | Paola Van | Samim Delioman | Şenay Arslan | Tuna Kekeç | Yusuf Akçay

slider acikaksam konser alize esin 2019

Alize & Esin Aydıngöz Konser

Saint Joseph Lisesi 2012 mezunu Esin Aydıngöz’ün, sözü, bestesi ve düzenlemesi kendisine ait “Bir Gökyüzü Düşün” şarkısı; 2009 mezunlarından ses sanatçısı Alize’nin sesi ile buluştu. Esin Aydıngöz ve Alize, yeni şarkılarını dostları ve kıymetli öğretmenleriyle paylaşmak için ikinci evleri olan okullarında 7 Mayıs Salı akşamı bir konser verecek!

Esin Aydıngöz Hakkında

1993 İstanbul doğumlu Esin Aydıngöz, Saint Joseph Fransız Lisesi’ndeki eğitimiyle eş zamanlı olarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin yarı zamanlı piyano bölümünü bitirdi. 2012’de Berklee College of Music’e kabul edilip Boston’a taşındı. Film müziği, çağdaş kompozisyon & prodüksiyon ve müzikal besteleme alanlarında çift anadal ve yandal yaptı. 2016 yazında Boston Children’s Theatre’da müzik direktörlüğü yaptı. 2016-2017 eğitim yılında besteci ve şef olarak Berklee Silent Film Orkestra’sına seçildi, Harold Lloyd’un « The Freshman » isimli sessiz filmine müzik yazdı. Mezuniyet sonrasında Los Angeles’a taşındı. Hans Zimmer’ın stüdyosu olan Remote Control Productions’da, Music and Motion Productions’da ve müzik editörü Nick South’un yanında stajlar yapmanın yanı sıra Jacob Shea’ya asistanlık yaptı. Hollywood Bowl ve Disney işbirliğiyle yapılan « Beauty and the Beast » ve « Nightmare Before Christmas » konserlerinde çalıştı. Hollywood Fringe Festivali’nde sergilenen « Public Comment » ve Morgan-Wixson Tiyatrosu’nda oynanan « Little Shop of Horrors » müzikallerine müzik direktörlüğü yaptı.

Soma’da babasını kaybeden çocuklar için beş yıl önce söz ve müziğini yazdığı « Bir Gökyüzü Düşün » isimli şarkısı, birkaç sene önce Petit Pain’de Alize ile buluştu.

Esin Aydıngöz çalışmalarına bir yandan Disney’in yeni acappella grubu DCappella’nın yardımcı müzik direktörü olarak; bir yandan da besteci, aranjör, müzik direktörü ve piyanist olarak çeşitli projelerde yer alarak devam ediyor.

Alize Danacı Hakkında

1990 yılında İstanbul’da doğan Alize Danacı, Saint Joseph Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra Kadir Has Üniversitesi’nde endüstri mühendisliği okudu. 9-10 yaşlarında Bilfen Koleji’nde koroya alındı ve Nilüfer’in Bilfen konserlerinde arkasında şarkı söylemek için seçilen öğrencilerden biri oldu. Özel korolarla beraber Aya İrini Kilisesi’nde çeşitli konserler verdi.

Eş zamanlı olarak Yıldız Alpar Bale Okulu’nda bale eğitimine devam eden Alize, Royal Academy sınavlarına girerek iyi dereceler kazandı, senelerce AKM’de düzenlenen resitallerde dans etti. Kadir Has Üniversitesi’nde öğrenciyken bir sene Semiha Berksoy Opera Vakfı’nda şan eğitimi gördü. Opera Vakfı’nın Muammer Karaca Tiyatrosu’nda düzenlediği resitalde ilk defa solo performans sergileme şansı oldu. Bir süre TRT Gençlik korosunda yer alan Alize MIAM’dan operacılarla çalışarak şan eğitimine katkıda bulundu.

Sezen Aksu’ya ait Lonca On Air Stüdyosu’nda, Aşkın Nur Yengi’nin ablası Süheyla Yengi’den vokal dersleri alarak eğitimine devam eden Alize, 2016 yılında DMC etiketiyle “Korkmalısın” adlı bir single çalışması yayınlayarak tamamen müzik sektörüne geçiş yaptı. Şu an da özel organizasyonlarda, dünyanın önde gelen otellerinde Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca şarkılardan oluşan repertuvarıyla, yabancı şarkılara olan hakimiyeti ve özel yorumuyla aranan bir ses sanatçısı oldu. Reklam sektörüne de ilgi duyan Alize; Durupratik, Tchibo vb. reklam jinglelarının vokallerini yapıyor.

Alize mayıs ayında GNL etiketiyle ikinci projesini dinleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. Yeni projesinde, Saint Joseph 2012 mezunlarından Esin Aydıngöz ile sözü, bestesi ve düzenlemesi Aydıngöz’e ait olan bir şarkıyı yorumluyor.

slider photojoseph 2019

PhotoJoseph 2019

PhotoJoseph 2019 kazananları :

1.lik ödülü : Doğa Ercoşkun – İstanbul Özel Saint Michel Fransız Lisesi
2.lik ödülü : Elif Ceren Özcan – Charles de Gaulle Fransız Lisesi, Ankara
3.lik ödülü : Selin Kaya – Charles de Gaulle Fransız Lisesi, Ankaraa

 

Mavi Kan

“ Çarpık bacaklı, solak, kekeme bir asilin, kanı mavi olamaz…”

1936 – 1940, İngiltere.

Kraliyet çalkantılı günler geçiriyor.

Baba Kral V.George’un ölümüyle başa geçen Galler Prensi David sevdiği kadın uğruna tahttan çekilince, iktidar York Dükü Prens Albert’a kalır.

Güçlü bir alt yapıya sahip Prens Albert’ın önünde tek bir engel vardır: Kekemelik!

Savaşta ve barışta halka hitap etmesi gereken bir kralın, kekeme olması kabul edilemezdi.

Kraliyet bu ciddi sorunu, Konuşma Bozuklukları Eğitmeni Lionel Logue ile çözmek için harekete geçer ve olaylar gelişmeye başlar.

Yazan ve Yöneten : Gökhan İçöz
Oyuncular: Tayfun Yılmaz – Gökhan İçöz
Yönetmen Yardımcısı: Melis Yılmaz
Sahne Tasarımı: Murat Yılmaz
Genel Sanat Yönetmeni: Barış Kıralioğlu
Prodüksiyon: Göztepe Oda Tiyatrosu
Tek perde, 60 dk.

slider frankofoni 2019

Frankofoni Haftası 2019

18 – 22 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Frankofoni Haftası etkinliklerine ait detayları içeren broşürü okumak için lütfen buraya tıklayınız.

slider hosdeng 2019

Hoşdeng

Dünya Kadınlar Günü kapsamında İstanbul Özel Saint Joseph Lisesi, Ezgi Çelik’in yazıp oynadığı ve Ani Haddeler Pekman’ın sahneye koyduğu Hoşdeng oyununu ağırlıyor.

“Yok! Deli değilim… Ucundan kıyısından bile geçmedim. Çok şükür. Siz öyle bir baktınız da ben gülünce, ondan söyleyeyim dedim. Ben diyeyim size nereden bu kahkaha; annemden. Zaten garipçe, ezikçe – ne verirsen – hepsi annemden, maşallah! Şans desen şans, kısmet desen kısmet, huzur, sağlık, mutluluk, hep aileden, hepsi aileden…”

HOŞDENG, Türkiye’de on binlerce şiddet mağduru kadından biri. Sadece kocasından değil, babasından, anasından da yemiş dayak. Anası da kendi kocasından… Hiç bitmeyecek gibi gözüken bir çarkın içinde sıkışmış bir kadın.

HOŞDENG, hoş sesli, yaşama gücünü şarkılardan alan bir kadın. Hoşdeng, aynı zamanda kaderine boyun eğmeyip, bu çarkın değişmesi için didinen, oğlunu iyi yetiştirmeyi hayatının gayesi edinmiş bir kadın.

HOŞDENG… Bir kadın hikâyesi.
Yazan – Oynayan: Ezgi ÇELİK 
Yöneten: Ani HADDELER PEKMAN 
Dramaturji: Bilgesu KASAPOĞLU 
Dekor ve Işık tasarımı: Cem YILMAZER 
Müzik: Barış DİRİ 
Efekt: Oğuz KAYNAK 
Dekor uygulama: Muhtar PATTABANOĞLU 
Fotoğraf: Ramin MATİN 
Afiş tasarımı: Ali YILMAZ 
Oyun süresi: 65 dk.

 

Şey

“Beden, zevk ve bilgi temelinde sınıfsal bir üstünlük, bir iktidar olanağıdır; sınıfı zevk ve beğeniler üzerinde okumayı sağlar.” Jean Baudrillard

İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, 21 Şubat – 15 Mart tarihleri arasında Hüseyin Emre Birinci’nin “Şey” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının karışık teknik desenlerinin yanı sıra bristol, ham selüloz plaka ve pvc plaka üzerine farklı tekniklerle ürettiği asamblaj serilerini bir araya getiren sergi beden, iktidar ve kutsiyet ilişkilerini sorguluyor.

Hüseyin Emre Birinci’nin geçtiğimiz on yıldır pratiği, değişen toplumsal yapı içerisinde birey olarak var olmanın getirdiği sorumlulukları ve toplumun içinde bireyin kendini yeniden var etme sürecini araştırmaya odaklanıyor. Birinci bu değişim ve dönüşümü bireyin somut temsili olan beden üzerinden ele alıyor. “Haller I”, “Haller II” ve “Otoportre ve Beden” desen serilerinin her birinde, farklı tekniklerle katman katman inşa edilen, yıkılan ve dönüşen bu bedenler, yapı bozuma uğramış ve yapı bozumla kendini yenileyen temsillere dönüşüyor. “Bedenin  Hiçliği Üzerine” ve “Onlar / Kutsiyet Üzerine Bir Eleştiri” asamblaj serilerinde ise sanatçının kullandığı farklı materyallerin zaman içerisinde birbirleri ile etkileşiminin sonucunda eserler de zaman içerisinde dönüşüp değiştikleri bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu bağlamda Hüseyin Emre Birinci’nin “Şey” sergisi insanın kendini sorguladığı ve yargıladığı varoluşsal bir yolculuğa şahitlik ediyor.

Hüseyin Emre Birinci Hakkında
1999 yılında Trabzon Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünü bitirdikten sonra, 2003 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Baskı Bölümü lisans programını, 2008 yılında da aynı fakülteye ait yüksek lisans programını bitirmiştir. Bir süre sanatla ilişkili özel sektörde çalışıp Anadolu’da ve yurtdışında birtakım projeler içerisinde bulunduktan sonra 2014 yılında Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü Tekstil Baskı Bölümü, sanatta yeterlik-doktora programına kabul edilmiştir. Halen Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi’nde sanatta yeterlik programına devam etmekle beraber aynı fakültede ve İstanbul Arel Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

photojoseph afis 2019
PHOTOJOSEPH

Fransız Liseleri Arası Fotoğraf Yarışması

Bu sene ikincisi düzenlenen PhotoJoseph fotoğraf yarışmasının konusu “Az Ama Öz”. Yarışma bu sene Fransızca’yı birinci ve ikinci dil olarak öğreten liselere açılıyor.

Başvurularınız sanat dünyasının profesyonellerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirilecektir. Seçilecek olan fotoğraflar, 21 Mart - 19 Nisan 2019 tarihleri arasında yarışma kapsamında İstanbul Özel Saint-Joseph Lisesi’nde gerçekleşecek sergide yer almaya hak kazanacaktır. Yarışmanın kazananları ise 21 Mart Perşembe günü serginin açılışında düzenlenecek ödül töreninde açıklanacaktır.

Başvuru için en az 5 MB boyutunda yüksek çözünürlüklü (30 dpi) fotoğrafınızı jpeg veya tiff formatında, doldurduğunuz ve imzaladığınız başvuru formu ile birlikte This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresine 22 Şubat 2019 tarihinden önce göndermeniz yeterli.

Katılım koşullarını okumak için tıklayınız.

Başvuru formunu indirmek için tıklayınız.

Devamını oku...