Melis Can; Berika Kaymakçı; Gökçe Saygın (9C)

Murat Belge ile söyleşi

1)Kısaca kendinizden söz eder misiniz?

Küçük yaşlardan beri tarihe ilgi duymuş tarihçiyimdir ama edebiyatçı olarak da bilinmekteyim tarihi tam olarak bitirmedim. Zaten dedem ve babamda politikanın içindedir bende bu sayede daha kolay bir şekilde dahil oldum. 1966’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin İngiliz Dil ve Edebiyatı bölümünü bitirdim aynı bölümde asistanlık ve doktora yaptım. 12 Martta cezaevinde iki sene yattım ve çıktıktan sonra üniversiteye geri döndüm.

1981’de YÖK yasasının çıkmasıyla üniversiteden ayrıldım. 1983’te Yeni Gündem dergisinin ve İletişim Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini üstlendim. 1991 yılı gibi Bilgi Üniversitesinin açılmasıyla Fen Edebiyat Fakültesi’nin Karşılaştırmalı Edebiyat bölüm başkanı oldum ve halen de devam etmekteyim.

 

 

 

2)Tarihe ilginiz nereden geliyor?

Çok erken başladım tarihe , ilkokula gitmeden öncede merakım vardı araştırır ve incelerdim tarihi. Zaten okulda da öğretmenlerim tarihçi olur diyordu. Hatta ilkokulda öğretmenimiz bir oyun yazmıştı herkes bir meslek canlandırıyordu ben tarih profesörüydüm. Anlayacağınız eskiden beri gelen bir şeydi ama ben tam tarihçi değilimdir edebiyatçı olarak da adlandırılırım bence zaten edebiyatı anlamak için tarihi anlamak gerekir ikisi birbiriyle bağlantılıdır.

 

3)1980 öncesi ve sonrası Türkiye’de entelektüel ve politik yaşamda önemli bir rolünüz var. Bu konudan kısaca söz eder misiniz?

Herkesin bildiği gibi ben bir solcuyum ve bana göre solcu veya sağcı diyebilmek günümüzde sadece demekten ibarettir. Toplumumuz buna neye göre karar vereceklerini tam olarak bilmemektedir. Bunu biraz olsun topluma açıklayabilmek için o dönemlerde Birikim Dergisini çıkardım. Fakat hükümet bu dergiyi bir süre sonra yasakladı ve amacımıza ulaşamadık en azından istediğimiz kadar.

 

4)İletişim Yayınlarını kurmuşsunuz. Bize kısaca ‘Birikim Dergisi’nden bahseder misiniz?

Önceki soruda dediğim gibi bu dergileri toplumu biraz olsun bilinçlendirmek ve neyi savunduklarını anlatabilmek için bu dergiyi çıkardım. İletişim Yayınları bize bu konuda toplumla aracılık sağladı fakat maalesef bir süre sonra hükümet tarafından engellendi.

 

5)Sizce Türkiye’de tarih öğretimi nasıldır? Sorunlar nelerdir? 

Berbattır. Kesinlikle objektif değildir. Herkes kendine göre yorumlar katmaktadır. Ezbere dayalıdır , bu nedenle insanları sıkmaktadır. O yüzden bir iki sene sonra unutulmakta ve bir daha da öğrenmek istenmemektedir. İnsanları tarihten soğutan bir sistemdir.

 

6)Öğretmenlerimiz sizin ‘Osmanlı Kurumlar’ kitabınızı bir üst sınıflara okutmaktadır bizde seneye okuyacağız. Bu kitabı nasıl yazdınız?

Biraz olsun tarihi doğru ve yorumsuz objektif bir şekilde anlatabilmek için yazdım bu kitabı başka kitaplarımda var. Bu kitabın okutulmasına sevindim açıkçası çünkü biraz olsun tarihle ilgili bilgileri farklı kaynaklardan incelemek bence çok önemli. Günümüzdeki tarih kitaplarını inceledikten ve durumu gördükten sonra böyle bir kitap yazmaya karar verdim en azından birazcık farklılık ve doğru bilgi katabilmek için.

 

7)Türk insanının tarihe olan ilgisini nasıl buluyorsunuz? 

Bilmez ve araştırmaz. Anlatılanlara inanır ve bence çok çarpıtılmakta saptırılmaktadır. Tarih bir bilgiyi nesnel bir şekilde bilmektir ama artık yapılan yorumlarla değişimlerle çoğu insanın gerçeği araştırıp bildiğini düşünmüyorum.

 

 

murat belge