Gizem Yetgin (9G) Tarihçi Kitabevi ile Söyleşi


İstanbul Kadıköy'de yaklaşık üç yıl önce açılan Tarihçi Kitabevi Türkiye'de sadece tarih kitapları satan ilk ve tek kitabevi olma özelliğine sahip. Asıl mesleği turizmcilik olan Necip Azakoğlu emekli olduktan sonra çocukluk ve gençlik aşkı olan tarih üzerine yoğunlaşmış, 2002 yılında Marmara Üniversitesi'nde tarih mastırı yapıp yine aynı üniversitede sanat eğitimi alan eşiyle birlikte 2009 yılının temmuz ayında bu kitabevini açmış.

Özellikle Anadolu tarihi ile ilgili eserlerin satıldığı bu kitabevi tarihçiler ve tarihe meraklı olanlar için bir cennet çünkü tarih konusunda bulunması en zor kitaplar bile burda bulunuyor, hiçbir kitabevinin basmayı tercih etmediği tarih öğrencilerinin yazdığı master, doktora tezleriyse biraz tarihe ilgiyi arttırmak birazda ilgisi olanları teşvik etmek için Tarihçi Yayınevi tarafından basılıyor. Eşine pek rastlanılmayan değerli bir mücevher gibi bu yayınevi, tarih alanında bulabileceğiniz en kapsamlı hazineye sahip, ticari kaygılar güdülmediği,amacın para değil insanlara gerçek manada birşeyler vermek, topluma yarar sağlamak olması bu hazinenin gittikçe büyümesindeki en büyük etken. Girer girmez insanı saran tarih atmosferinin arasında beni güleryüzle karşılayan Necip Azakoğlu, hem kitabevi hem de tarihe genel bakışı hakkındaki sorularımı yanıtlıyor.

 

 

Kitabevinizi ne zaman ve ne amaçla kurdunuz?

Asıl mesleğim turizmcilikten emekli olduktan sonra çocukluğumdan beri ilgi duyduğum tarihe yönelmeye karar verdim. Marmara Üniversitesi'nde tarih mastırı yaptım, tarih alanındaki ilgimi geliştirerek bilgiye dönüştürdümve ardından 2009 yılında eşimle birlikte burayı açtık. Böyle bir yer açmam emeklilik keyfi aslında, tarihi seviyorum bu yüzden birikimimi diğer emeklilerden daha farklı bir şeye yatırdım.

 

Sadece tarih alanında çalışmayı neden tercih ettiniz?

Dediğim gibi tarihi küçüklüğümden beri seviyorum, kişisel tercihim buranın sadece tarih üzerine olması yönünde. Her yerde kolaylıkla bulunamayan kitaplar satıyoruz, tarihin hikaye değil de akademik kısmı ağırlıklı olan kitaplar mesala TTK'nun kitapları karlı olmadığı için çok az yerde bulunuyor ama biz tüm kitaplarını satıyoruz.

  

Ne tür kitaplar bulunduruyorsunuz,sizin çıkardığınız yayınlar var mı?

Ağırlıklı olarak akademik seviyedeki kitapları,üniversite hocalarının yazdığı ya da çevirdiği kitapları satmayı tercih ediyorum. Satacağım kitapları seçerken (tabiki tarihle ilgili) tek kriterim Atatürk'e hakaret etmemeleri. Bizim çıkardığımız 27 kitap var bunlar genelde belgelere dayanan tarihe objektif bakan eserler. Bazende gençlerin master tezlerini yayımlıyoruz çünkü gençlerin tarih üzerine çalışma yapmalarını seviyorum, ürünlerini yayınlayarak onları teşvik etmek adeta kışkırtmak istiyorum.

 

Mekanınızda seminer,söyleşi gibi etkinlikler düzenliyor musunuz?

Eskiden Osmanlıca kursumuz vardı ancak milli eğitimden özel izin ve belge gerektiği için devam edemedik. Ama bubun dışında 83 haftadır, kış mevsiminde tabi, her hafta söyleşi düzenliyoruz; bir tarihçi, gazeteci,  üniversite hocası, emekli siyasetçi ya da müsteşar çağırıyoruz. Bu kişilere ulaşmak ve onları ikna etmek çok kolay olmuyor tabi, büyük çaba sarfediyoruz bazen kabul etseler bile sonradan iptal edebiiyorlar. Bu nedenlede artık etkinlikler için program hazırlamıyoruz, gelecek kişi vazgeçince sonradan biz mahçup oluyoruz izleyicelere. 2500 kişilik bir mail grubumuz, var seminer bilgilerini mail yoluyla,afişle ve de sitemizden duyuruyoruz.

 

Türkiye'de tarihin algılanış şekli hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçmişten bugüne bir değişim,  ilgide artış ya da azalış var mı?

Bizim zamanımıza nazaran okullarda tarih öğretimi daha iyi durumda. Eskiden tarih öğretmenleri hiç sevilmeyen, derin tarih bilgisine sahip olmayan kimselerdi çünkü ne öğretmende ne de öğrencide tarihe merak yoktu. Belli başlı tarihçiler dışında tarihçi yetişmiyordu. Şimdilerde tarih sıkıcı ezber dersi kimliğinden kurtulmaya başladı. Çok değerli araştırmacılar, tarihçiler yetişiyor.

   

Tarihi sevdirmek ve doğru algılanmasını sağlamak için neler yapılabilir sizce?

Günümüzde görsel materyaller, tiyatrolar, filmler, diziler tarihe olan merakı attırıyor, insanları merak ettiklerini araştırmaya itiyor, izleyicilerini heyecanlandırmayı başarıyorlar. Bu açıdan bir çok tarihçi tarafından eleştirilsede ben Muhteşem Yüzyıl dizisine olumlu bakıyorum. Tarih dergileride çok önemli. Bence tarih konusunda bilinçlenme gittikçe artıyor. Denizler dalgalanmadan durulmaz ya bizde milletçe şu an dalgalanma evresindeyiz, çalışmalar devam ettikçe, derinleştikçe durulacağız.

  

Kitabeviniz yeterli ilgiyi görüyor mu?

Düzenlediğimiz seminerlere ilgi fazla ancak kitapların ticari açıdan bir getirisi yok zaten bizim de ticari kaygımız yok. Burası benim için bir hobi.

 

 

Necip Azakoğlu kitabevi hakettiği ilgiyi göremese de şikayetçi değil, tek üzüntüsü seminerlere gençlerin değil sadece belli bir yaşın üzerindekilerin katılması. O tarihin sadece belli bir kesime ya da yaş aralığına değil herkese hitap etmesini istiyor ve ümit ediyor.

 

Haziran 2012

 

tarihçi